12 Ekim 2009′dan Bugüne

Son yazımı 12 Ekim 2009 tarihinde yazmışım. Benim gibi her gün yazı yazmaya alışmış bir bünye dört gündür kalem oynatmayınca kendini kötü hissetti. Bir şeyler karalamaya karar verdim. Ne halt olursa, yazdıklarımdan hiçbir anlam çıkmasa da, kimse okumasa da yazmak istiyorum. Bu yüzden yazının giriş kısmını böyle kısa tutuyorum, canı isteyen devamını okusun da istemeyen görmek zorunda kalmasın diye. ;) Yazı yazmadığım günlerde neler yaptığıma değineceğim.

Son dört gündür sürekli bir şeyler ortaya koyma hevesindeyim. Her gün okulda enerjiyle doluyorum. Eve gidince günlüğüme “şu konuyla” ilgili bir yazı yazacağım diyorum. O konu ne olursa olsun, eve geldiğimde unutuyorum. Öncelikle en büyük sorunum bu. Üretkenlik var ama işlevsellik yok. Şöyle bir çözüm geldi aklıma: birçok günlük yazarının yaptığı gibi günlüğümde değinmek istediğim konuları defterime not almaya karar verdim. Evet, bundan sonra yazı yazmak istediğim konularla ilgili ufak notlar alacağım. Eve geldiğim zaman da o notları şöyle bir okuyup üzerinde düşüneceğim. Sonra da ortaya ne çıkarsa bir şeyler karalayacağım.

Okul gayet güzel gidiyor. Üniversite öğrencisi olmama rağmen üniversite hayatı yaşamadığımı daha önce söylemiştim. Yine de bundan pişman olmadığımı belirteyim. Hazırlık sınıfının üniversite okumaya pek benzemediğini yazdım; ama lise okumaya da hiç benzemiyor! Günümüz ingilizce incelemeler yapmakla geçiyor. Çoğu zaman birkaç dil bilgisi alıştırmasından sonra güncel konularla ilgili konuşmaya başlıyoruz. Herkes fikrini dile getiriyor. Bir yandan ingilizce pratik yaparken diğer yandan kendimizi güncel tutuyoruz. Genellikle tabu, scrabble gibi oyunları tercih ediyoruz ve günün nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Derslerin böyle eğlenceli geçmesinin en büyük sebebi ise yaratıcı fikirleri ve eğlenceli kişiliğiyle bize harika uyum sağlayan Gül Hocamdır.

Günlüğüme yazı yazmadığım dönem boyunca aklımda birçok fikir uçuştu durdu. Bir yandan siyasete ve felsefeye kafa yorarken diğer yandan internetle ilgili projeler üretiyorum. Bir anda aklıma gelen bir proje beni heyecanlandırıyor. Hemen derinlemesine düşünmeye başlıyorum. Projenin tüm ayrıntılarını kafamda şekillendiriyorum. Ama sonra bir yerde falso çıkıyor ve çoğu zaman düşünmekten vazgeçiyorum. Her seferinde büyük projeler üretmeden önce daha donanımlı bir web geliştiricisi olmam gerektiğini hatırlıyorum.

Sonuç olarak tekdüzeliğe düşmeden yaşamaya çalışıyorum. Üniversitemin birkaç kulübüne kayıt yaptırdım. Bunlardan biri ile ilgili yakında bir yazı paylaşacağım. İlginizi çekeceğini düşündüğüm, benim ilgimi çeken, eğlenceli bir etkinliği sizlere anlatmayı planlıyorum. Yeni yazılarla tekrar görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

Benzer Yazılar