11 sularında kalktım. Teyzem, ananem ve annem varken öyle sıradan bir kahvaltı etmem beklenemezdi. Her zamanki gibi şaheser tadında bir kahvaltıyla güne inanılmaz güçlü bir başlangıç yaptım.

Kahvaltıdan sonra telefonum çaldı ve telefondaki güzellik beni kapının önünde beklediğini söyledi. Duş falan alacaktım ama bu sürpriz üzerine apar topar dişimi fırçalayıp, yüzümü yıkayıp, üstümü de giyerek dışarı fırladım. Güzellikle çay içip birkaç saat sohbet ettik. Daha sonra arabayla onu evine bıraktım ve geri döndüm.

Eve döndükten sonra Cem geldi. Kendisi için indirmiş olduğum oyun yanlış oyunmuş, doğrusunu indirdik. Sonra yanlışlıkla indirdiğim oyunu da kendisine vermeyi teklif ettim, kabul etti. 2 DVD’ye oyunları koyup işimizi hallettik. Medieval Total War ve Medal of Honor: Pacific Assault oyunlarını oynayacak Cem.

Bu işleri yaparken epey vakit harcadık ve karnımız acıktı. Önce mangal yapmaya karar verdik ama sonra hava muhalefeti ve ekipman yetersizliği sebebiyle Optimum‘a yemek yemeye gittik. Pideköy‘ün efsanevi pidelerinden (karışık ve kuşbaşılı) istedik ve üstüne de daha önce lezzetiyle bir yazıma konu olmuş olan kaymaklı künefelerden söyledik.

Bu elde ettiğimiz enerjiyi harcamanın en kolay yolunun ise Bowling oynamak olduğuna karar verdik ve iki tur Bowling oynadık. Rezalet bir Bowling oyuncusu olduğumu düşünürüm; ama bu gece 141 sayıyla pek de fena değildim. İki oyunun ikisini de ben kazandım.

Bowling’den çıktıktan sonra Cem beni eve bıraktı, evde unuttuğu 2 DVD‘yi kendisine verdim ve evine gitti.

Saat 02:38, bir daha böyle günleri biriktirip hepsini bir arada yazmayacağım, umarım.

Tüm bu gün özetlerini yazdığım sıralarda bilgisayarımın müzik çalarında hiçbir şey çalmıyordu.

Benzer Yazılar