Ahmet Oğuzhan Doğan

yazmasam deli olacaktım!

Alex’e Açık Mektup

Sevgili Alex, Sana biraz kırgınım. Çünkü benim çok sevdiğim Beşiktaşlı arkadaşlarım var ve bugün Beşiktaş karşısındaki hareketlerin hiç de centilmenliğe yakışmıyordu. 3 gol ne demek Alex? Bir yerde durmayı bilmek gerekmiyor mu? Çok ayıp. Diyelim kendini tutamadın attın 3 tane. Olur, kaptansın, büyüksün, bunu tolere edebilirim. Peki bir golü de beşiktaşlıya attırmak ne demek? Ne [...]

Başarılı Bir Gecenin Ardından

Kadın milleti ile ilgili ilginç noktalara değindiğim çok olmuştur. Onlar zaten ayrı bir gezegenin ürünü, bi kenarda dursun daha sonra konuşuruz. Bu yazının konusu, aslında biz erkeklerin de çok düz ve sıradan olmadığıyla ilgili. Bizim de bazı garipsenebilecek özelliklerimiz yok değil. Tabi işin içine bir yerde mutlaka kadınlar da dahil oluyor… Hoş bir kadınla randevunuz [...]

Hoşçakal Cesur Adam

“Canımı sıkan ölüm değil. Zira bir son addetmiyorum ölümü. Hem inanıyorum ki, herkesin ölümü kendi rengindedir.” Aşk / Elif Şafak En çok neden utanıyorum biliyor musunuz? Bir gün bu yazıyı yazacağımı içten içe hissettiğim için… Davut Abinin sitesine her girişimde bir yandan tamamen iyileştiğini haber veren bir yazıyı okumanın heyecanı; ama diğer yandan kendime dahi [...]

Dünya yeniden dönüyor

Hayatı benim önümden yaşayanlar vardı. Tam benim adım attığım yerlere daha önce botlarıyla basmış, iz bırakmış birileri. Üstelik onlara aşıktım! Her tarafta sis. Göz gözü görmüyor, göz yolu görmüyor. Her tarafta pus. Göz bir sonraki adımı, göz kendi önünde süzülen kadını görmüyor. Dünya döndükçe sallanıyorduk birlikte; ama kabul etmiyorduk aynı vagonda olduğumuzu; çünkü benim önümden [...]

Şimdi… Ben… Yeniden sorguluyorum…

Önce bunu izleyin. Üzümünü yiyip bağını sormamak kolaydır. Hayatın (olmayan) adaleti ile ilgili çok fazla soru sormadım kendime. Hem çok az soru sordum hem de çok daha az cevap verdim “Neden böyle?” serzenişlerine. İnsanoğlu böyle işte, kendi başına gelmediği sürece başkalarının sorunlarına eğilmek gereğinden uzak yaşıyoruz, büyük bir çoğunluğumuz. Acaba dedim, bir tinerci olsaydım… Evsiz [...]

Konyaspor:1 – 4: Fenerbahçem

Böyle bir yazı ile bloga devam edebilmek çok hoş. Muhtemelen bu yazıyı yazarken ne kadar keyif almış olabileceğimi tahmin etmişsinizdir; zafer kahvemi içerken, ciddi rakiplerin puan kaybettiği bir haftada sezonun en iyi oyununu (evet) ve 4 güzel golü izlemek hangi taraftarı mutlu etmez ki? Bu sene kötü başlayan bir oyun vardı Fenerbahçe’de. Ve değişimin sinyalleri. [...]

İplerin Ucunu Gevşetiyorum

Bundan yirmi beş gün önce yazdığım son blog yazısında aynen şunları söylemişim: “oguzhandogan.net’e yeniden yazmaya başladım ve daha önce hiç olmadığı kadar uzun süredir aralıksız yazıyorum. Umarım bu belli bir tempodur ve artık bu tempoyu çok da düşürmeden yazmaya devam ederim. Artan istatistiklerle ilgili bir yazıyı yakında sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Bu istatistiklerin sebebi siz okurlarsınız [...]