Batıkent

1 Şubat 2010 – Pazartesi

Haftanın ilk günü olması benim için pek bir şey ifade etmiyor. Zira okulum tatil olduğu için bana her gün bayram. :D (Bu söylediğimden okulu sevmediğim gibi bir anlam çıkmasın; çünkü hazırlıkta okuyor da olsam gayet eğleniyorum okulumda. Hatta Gölbaşı gibi Ankara’nın dışında sayılabilecek bir yere gitmek zorunda kalsam bile. Bir ara bu konuyla ilgili yazı yazayım.)

Günün çoğunluğunu hakkımda sayfasını düzenleyerek ve bir türlü tatmin olamayarak geçirdim. Yine hoşuma gitmeyen bir şey farkedersem, yine düzenlerim; pişman değilim!

Öğleden sonra Batıkent‘te Bulut‘la buluştum ve onların evde biraz iş konuştuk. Bulut bana Network Marketing sektörünün bir üyesi olan QuestNet‘ten ve şirketin çalışma prensibinden bahsetti. Daha sonra Bahçeli - 7.cadde‘ye geçip yine QuestNet‘in çalışanlarından olan ve Bulut’un arkadaşı olan Banu ile konu üzerine sohbet ettik. Bu arada Burger King’de yemek yiyorduk sohbet ederken. Kendileriyle tanıştığıma memnun oldum. :) Ankara Hukuk’tan mezun olmak üzere olduğu halde Hukuk okumayı düşünmeyip Network Marketing alanında çalışmak istemesi beni gerçekten etkiledi, zor ve iddialı bir karar bu.

Eve dönerken eniştem aradı. O da bize geliyormuş. Bu demekti ki: oyun zamanı! Eve gelince internetten Call of Duty: Modern Warfare 2′yi, 1.5 saatte çektim. (oyun 11 gb, dikkatinizi çekerim. :) ) Hemen oyuna başladık ve gece 3′e kadar oynadık. Oyunun büyük bölümünü bitirdikten sonra uykumuza yenildik ve yattık.

31 Ocak 2010 – Pazar

Ne zaman uyandığımı hatırlamıyorum. Bu vesileyle kendime önemli bir hatırlatmada bulunayım: eğer düzenli bir şekilde günlük yazmak istiyorsam araya zaman girmesini ve tüm günleri tek seferde yazmayı denemeyeceğim. Bir daha bu kadar geciktirirsem kendime ceza vereceğim. Günün büyük bir kısmını unutup buraya ne yazacağımı düşünmek de zaten yeterli bir ceza oldu bana. Hadi hayırlı olsun.

Günün büyük kısmında bilgisayarla uğraştığımı varsayıyorum. Evet evet, hatta hakkımda sayfasını yeniledim. :)

Tam günün herhangi bir hareket olmadan biteceğini düşündüğüm saatlerde telefonumun çalmasıyla sarsıldım .:) Adana‘da okumakta olan Yahudi din kardeşim (:)) GLS (Görkem Levent Seven diye okunur) yanına Cem Bey‘i de alarak kapının önüne gelmiş. “Dışarı çık, gidiyoruz” dediler. Nereye olduğunu da sormadan koşturdum.

Günün olayı GLS’nin yeni almış olduğu 89 model Subaru Impreza idi. Helal olsun lem, alamazsın diyoduk ama şekli koydun yani. Hayırlı olsun, daha iyilerine bin inşallah. ;)

Önce Göksu‘ya gidip biraz turladıktan, muhabbet ettikten sonra karnımızın acıktığını farkettik. Cem ve GLS’nin çiftliğe gidip kokoreç yiyelim önerisine karşı ben Batıkent‘te bulunan ve çiftliktekinden daha iyi kokoreç yapan Eniştenin Yeri’ne gitmeyi tavsiye ettim. Tavsiyem kabul gördükten sonra GLS bastı gaza, Batıkent’e gittik. Ustayla ve mekan sahibiyle keyifli bir muhabbet eşliğinde acılı kokoreçleri de mideye indirdik. Gecemiz epey renkli geçmiş oldu.

Daha sonra Cem’i evine bıraktık, ordan da GLS beni eve bıraktı, servis için kendisine teşekkür ediyoruz. Benzer organizasyonları daha sık yapmak dileğiyle efendim, hayırlı uğurlu olsun.