call of duty

5 Şubat 2010 – Cuma

Gündüz eniştemle Call of Duty: Modern Warfare 2‘yi Veteran ayarlarda oynamaya devam ettik, bitti sayılır.

Diğer yandan ben yıllardır oynamayı çok istediğim ama bilgisayarımı yenileyemediğim için bir türlü oynayamadığım, büyük sevdam, Spider-Man 3‘ü kurdum ve oyunun keyfine varmaya başladım. Yeni hareketler açıldıkça New York‘un uzun binalarının arasında ağdan ağa gezmek gerçekten muhteşem. :) Yakında oyunun oynanışıyla ilgili bir video çekip hasretimi giderdiğim anları sizinle paylaşacağım.

Bugün normalde Bulut‘la buluşacaktım, eniştem gittikten sonra ben de hazırlanmaya başlamıştım ki önemli bir telefon geldi. İşle ilgili bir görüşme yapmam gerekecekti; bu yüzden Bulut’la olan buluşmamızı iptal etmek zorunda kaldım; ama ne yazık ki o görüşme de daha sonra iptal oldu. Şanssızlıklar yönünden diğerlerine göre zengin bir gündü bu.

Saat 03:10 suları ve bu özeti yazdığımda bilgisayarımda hiçbir şarkı çalmıyordu…

4 Şubat 2010 – Perşembe

Öğleden önce uyandım.

Öğleden sonra omzumdaki sakatlık nedeniyle Sarp Tıp Merkezi‘ne gittik. Genel Cerrahi uzmanıyla görüştüm. Herhangi bir sakatlık tespit edemediğini, büyük bir ihtimalle birkaç lifin attığını söyledi. Gerekli kremleri yazdıktan sonra nasıl kullanacağımı tarif etti. Kardeşimi de çocuk doktoruna gösterdik, göğsünün üzerine yattığında bir ağrı çekiyordu. Bir de antrenmanlar sırasında çok fazla kesildiğini farketmiştik. Onda da ciddi bir şey yoktu.

Akşama doğru Fenerbahçe – Bursaspor maçını seyrettim ve keyfim inanılmaz seviyelere çıktı. Takım gerçekten çok dirençli oynuyordu. Zekice kurulan atakları gördükçe ve atılan 3 golden sonra keyfime diyecek yoktu. Üstelik ben Bursaspor karşısında mağlubiyet bekliyordum.

Maç başladıktan biraz sonra eniştem geldi. Maçı onunla seyrettik. Sonra normal ayarlarda bitirdiğimiz Call of Duty: Modern Warfare 2‘yi her zaman yaptığımız gibi bu sefer Veteran (en zor) ayarlarda bitirmeye karar verdik. Gecenin ilerleyen saatlerine doğru oyunun büyük bir bölümü bitmişti; ama saat 3 sularında uykumuza yenik düşüp yattık.

2 Şubat 2010 – Salı

Her zamanki saatlerimde uyandığımı varsayıyorum. (yine unuttum, evet.)

Bilgisayarda günlük medya takibimi yaptım ve varolan işlerimle ilgilendim. Berkon projesi üzerinde çalıştım. Altyapıdaki bazı problemleri giderdim.

Eniştemle birkaç saatlik bir çalışma sonucunda Call of Duty: Modern Warfare 2‘yi de başarıyla bitirdik. Gerçekten güzel bir son hazırlamışlar ve oyunun devamının geleceğini belli eden sorularla oyunu sonlandırmışlar. Muhteşemdi ve devamını hevesle bekliyoruz. Bu süre zarfında internet üzerinden Call of Duty oynamanın nasıl bir şey olduğunu deneyerek tecrübe etmek istiyorum.

Şiddetli omuz ağrımdan dolayı akşam gitmem gereken antrenmanıma gidemedim. Sanırım Capoeira‘yı bir kenara bırakıp bir süre kardiyo ve fitness ile devam etmek zorundayım. Perşembe günü bunu Halit hocayla konuşsam iyi olur.

Gece çok geç saatte, hatta sabaha yakın yattım. Pişman değilim. :)

30 Ocak 2010 – Cumartesi

Teyzemin hazırladığı, içinde enfes soslar barındırmak suretiyle normalden çok daha farklı bir tadı olan sahanda yumurta ile güne başladım. :)

Benim için çok aktif bir gün olmadı. Eniştemin de bizim evde olması sebebiyle gelenekselleşen bir Call of Duty: Modern Warfare günüydü. Bugünün en önemli özelliklerinden biri, Call of Duty: Modern Warfare’i VETERAN (en zor) seviyede bitirmemizdi. Tarihe not düşüyorum. Ama çok da zorlandığımızı söyleyemem bitirirken. Sadece bazı karambol anlarında çok defa tekrar yapmak zorunda kaldık.

Bunun dışında yanda fotoğrafını görmüş olduğunuz akşam yemeği güne damgasını vurdu. Menüyü yazıyorum: Muhteşem Çibörek, Acılı ev yapımı turşu, Tuzlu ev yapımı ayran. Parmaklarımı yedim ve parmaklarımı yemeden önce bu muhteşem akşam yemeğinin fotoğrafını çektim. Bu aralar çok oburum, sebebi ise elbette ananem, annem, teyzem. :D

Özeti bitirdiğimde saat 01.40′tı ve Manga – Dünyanın Sonuna Doğmuşum çalıyordu.