Gençlerbirliği – Fenerbahçe Maçındaydım
Son dönemde çok ciddi ya da yazmaya değer olaylar olmadığı için blogun boş kaldığının farkındasınız. Dün hareketli bir gündü onu anlatayım dedim.
Efendim maçtan üç-dört gün önce Biletix aracılığı ile dört adet bilet aldık. Daha sonra ayırttığımız ve ücretini ödediğimiz biletleri Ankamall’de bulunan Biletix şubesinden bastırdım. Üç bileti arkadaşlara verdikten sonra kendi biletimi de cüzdanıma koydum. Maç günü geldiğinde arkadaşlarla AKM’de buluşup oradan 19 Mayıs stadına geçecektik; ama sonra fikrimizi değiştirdik ve stadın girişinde (Saatli Kale Arkası tarafında) buluşmaya karar verdik.
Girişte fırsattan yararlanan köfte-ekmekçiler, atkı satan işportacılar, çeşitli şehirlerden Fenerbahçeyi izlemeye gelmiş deplasman otobüsleri ve sayılamayacak kadar çok taraftar vardı. Fazla vakit kaybetmeden giriş sırasına yerleştik.
Bir süre bekleyişten sonra Saatli Kale Arkası tarafına girdik ve kendimize GFB’nin solunda yer bulduk. Maç boyunca GFB’nin enerjisine hayran kaldım. Hiç susmadılar, tebrik ederim.
Maçla ilgili yorumuma gelince, takım dökülüyordu. Kaybolan bir ruh var ortada, belli. Bu ruh geri yakalanmadan Fenerbahçe’nin eski haline dönmesi zor. Bu ruhun geri yakalanması için de Aziz Yıldırım’ın yönetimi bırakması şart. Bu yüzden bu sene Bursaspor’un şampiyon olmasını bekleyenlerdenim ben. Fenerbahçe’nin istikbali için.
Söyleyeceklerim bu kadar hakim bey.