İsrail’in Kanlı Baskını Üzerine
İsrail Terör Örgütü
Sizlere arkadaşımın doğum gününde ne kadar eğlendiğimizi, içki içtiğimizi, dans ettiğimizi ve başka bir arkadaşımın evinde kaldığımızı anlatmak isterdim ancak ben tüm bunları yaparken neler neler olmuş, daha yeni öğreniyorum. Bu yüzden bireysel olarak tepkimi koymak adına, bugünkü yazımı İsrail’e ithaf ediyorum.
Olayları bugün sabah, okulda öğrendim. Her şeyi tekrar hatırlatmaya gerek yok, ülke gündemi zaten İsrail’in terörist eylemiyle meşgul olmakta, olsun da. Bu olay öyle çabuk geçiştirilmemeli. Takip edebildiğim kadarıyla benim de diyeceklerim var bu konu ile ilgili.
Öncelikle herkesin bireysel olarak tepkisini koymasından yanayım. Herksele aynı şeyleri söyleyecek olsanız bile, ki çoğunlukla bunu yapıyoruz, söyleyin. Burada önemli olan birbirinden farklı şeyler söylemek, ille de farklı açılardan meseleye yaklaşmak değil. Zaten apaçık terörizmin görüldüğü bu olaya da kaç farklı açıdan yaklaşılabilir ki? Burada mesele, herkesin duyarlı olduğunu göstermesi ve İsrail’e “Yaptıklarını Görüyoruz! Dur Artık!” mesajının verilebilmesi. Zira İsrail yeterince şımarmış durumdadır ve artık durdurulması gerekmektedir.
İsrail’in yaptığı hareketin en ufak bir savunması olamazdı ki şu ana kadar da geçerli bir sebep gösterilemedi. Silahları vardı dediler, yoktu. Karşı koydular dediler, ulan askersin sen, öldürmeden etkisiz hale getirmeyi bir tek Türk askeri mi beceriyor? Bu kadar mı korkak ve beceriksiz askerleriniz? Bu kadar mı acizsiniz, silahsız hareket edemez misiniz? Demem o ki İsrail ile ilgili söylenecek çok şey yok. Ben olaya başka boyuttan yaklaşacağım.
İHH’yi Anlamak Güç
İHH denen kuruluş böyle bir gemiye, savaş ortamına giden bir gemiye, içinde insani yardım ve ilaç bulunan bir gemiye ve üstelik gideceği yerden uyarı almış, gelirseniz yaptırım uygularız denmiş bir gemiye nasıl küçücük çocukları, kadınları ve yaşlıları doldurur? İHH’nin derdi nedir? İHH İsrail’in olası bir saldırı durumunu hesap edememiş midir? İHH kimdir ki İsrail saldırmayacakmış? Adamların kafayı taktığı bir mesele yok, görüldüğü üzere kurşun yağdırdılar ve ölenler için artık çok geç. Bunun sorumlusu sadece İsrail askeri mi yoksa çoluğu çocuğu gemiye bindirip savaş bölgesine götürenin de birazcık hatası var mıdır?
Şimdi gemide ölenlerin yakınları “bizimkiler şehit oldu” diye sevinmeli mi yoksa pisi pisine gelen bu ölümlerin hesabını mı sormalı? Bana göre ikincisi. Çünkü burada çok büyük ihmaller olduğu açık. İhmal mi denmeli, kasıt mı denmmeli bilmiyorum; ama yanlış bir şeyler var. Bunu da bir sonraki paragrafta tartışalım.
Giden yardım gemilerinden beş tanesi olaysız şekilde ele geçirildi. Yani diğer gemilerdeki insanlar anlamsız bir şekilde İsrail ordusuna sopayla savaş açmaya çalışmadılar. Böylece sorunsuz şekilde gemiler limana çekildi. Ancak bir gemide bazı kişiler fazlaca gaza gelmiş/getirilmiş olacak ki tam teçhizatlı askerlerin üzerine atılıp taşla sopayla savaşmaya başladılar. Amaç ne idi? Önce donanmalarını çökertip, sonra İsrail’e çıkartma mı yapacaktınız? Kötülüğün önüne düşünmeden geçilemez, mantıkla geçilir.
İsrail’e karşı dünya mı, İsrail’e karşı Türkiye mi?
Şimdi bu karşı koyan geminin içerisinde birçok milletten insan vardı. Zira ölenlerin de hepsi Türk değil, diğer milletlerden insanlar var. Peki ama muhabirler neden sürekli “Burada çok kötü şeyler oluyor, Türkiye’nin acil bir şeyler yapması lazım.” diyordu? Neden konu ile sadece Türkiye çok yakından ilgilendi de, vatandaşları ölen diğer ülkelerin tepkilerini biz televizyonlarda seyredemedik? Bu mesele neden Dünya – İsrail meselesi değil de Türkiye – İsrail meselesi haline dönüştürüldü? Bu sorulara cevap verdiğimiz gün birçok şeyin de altını çizmiş olacağımızı düşünüyorum.
Şimdilik yazı çok uzadı, sonuçsuz bırakıyorum, sadece tahlilden ibaret olsun. Önümüzdeki günlerde olayları yakından takip etmeye devam edeceğim ve ikinci bir yazı ile sonuca bağlamayı umuyorum.
“İHH’yi Anlamak Güç” hakkında ;
Gazze’ye yardım götüren aktivistler saldırının olacağını önceden tahmin ediyorlardı.İHH’nin tek başına örgütlediği bir eylem değil,uluslararası bir organizasyondu.İHH, sadece, bu 32 ülkenin aktivistlerinin katıldığı eyleme sekreteryasını yapmıştır.İHH ve diğer tüm oluşumların,aktivistlerin Gazze’ye yardım dışında bir başka amaçları daha vardı;Gazze üzerindeki ambargoyu delmek.Bence,insani yardım götürdüklerinden böyle bir saldırıyı düşünmüyorlardı.
“İsrail’e karşı dünya mı, İsrail’e karşı Türkiye mi?” hakkında;
Gemiden yapılmaya çalışılan tüm yayınlar,o gemide bulunan farklı milletten katılan aktivistleri aracılığıyla dünyaya duyuruldu;fakat Türkiye daha ön plandaydı.Dünyada bir çok ülke bu olaya tepki gösterdi.Yunanistan ölen aktivisti için sokaklara döküldü mesela.Avrupada ve dünyadaki oluşumlar,inisiyatifler ve Yahudiler olayı protesto etti.Bizim ülkemiz bu tip konularda fazlasıyla “hassas” (!) olduğundan sürekli gündemde ve konu “İsrail-Türkiye ilişkisi” meselesi haline geliyor.
Saygılar dostum..
Anıl, harika bir yorum olmuş, öncelikle teşekkür ederim.
Fakat organizasyon ne denli büyük olursa olsun, bu gemiler savaşın, kaosun, terörün ve açlığın hakim olduğu bir rotada ilerleyeceklerdi. Bu gemilerde çocukların, yaşlıların yeri olmamalıydı. Gemiden döndükten sonra “Yine olsa yine çocuğumu götürürüm” diyen kadını anlamak benim için çok zor.
İkinci yorumuna kelimesi kelimesine katılıyorum. Dünya-İsrail çizgisinden Türkiye-İsrail çizgisine kaymamızda bizim ülkemizin “hassas”lığı etken olabilir; ancak bu yeterli değil.
Yaşanan olaylardan sonra ortaya çıkan “Türkiye’nin bir şey yapması lazım” cümlesi benim için birçok anlam taşıyor. Bunun ilk anlamı elbette ki bir vatandaşın kendi ülkesinden yardım istemesidir. Fakat bu cümle kasıtlı olarak kullandırılmış ise, iki ülke arasında kaos meydana getirmek gibi bir amaç da olabilir.
En büyük endişem, dünya ülkelerinin İsrail ve dolayısıyla Amerika ile başetmek üzere bir gönüllü seçme ihtimalleri. Bu ihtimallerden en güçlüsü ise ne yazık ki her türlü oyuna kolayca gelen Türkiye.
İlerleyen günlerde her şey daha net anlaşılacak, takip etmeye devam.
Yazdıklarımı dikkate aldığın için ben teşekkür ederim dostum.
Gazze’ye hareket eden insanlar oraya insani yardım için gidiyorardı;fakat bi önceki yazımdada bahsettiğim gibi bi amaçlarıda Gazze üzerindeki ambargoyu delmekti-hatta en büyük amaçları.Bu insanlar(aktivistler) Gazze’deki yoksulluğa ve açlığa “dur” demek istiyorlardı;bundan dolayı ucunda ölüm bile olsa,orada sömürgeye(siyasi ve ekonomik) maruz kalmış halkla dayanışmayı istiyorlardı.
İHH ve diğer oluşumlar,inisiyatifler,bence,insani yardım götürdükleri için bu saldırıyı pek beklemiyorladı -en azından uluslararası sularda.
Saygılar dostum.