Ahmet Oğuzhan Doğan

yazmasam deli olacaktım!

Category: Benim Dünyam

İplerin Ucunu Gevşetiyorum

Bundan yirmi beş gün önce yazdığım son blog yazısında aynen şunları söylemişim: “oguzhandogan.net’e yeniden yazmaya başladım ve daha önce hiç olmadığı kadar uzun süredir aralıksız yazıyorum. Umarım bu belli bir tempodur ve artık bu tempoyu çok da düşürmeden yazmaya devam ederim. Artan istatistiklerle ilgili bir yazıyı yakında sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Bu istatistiklerin sebebi siz okurlarsınız [...]

2010 Tatili ve Yeniden Ankara

Ankara’dan gideli uzun zaman oldu. İki aydır başka başka yerlerdeydim ve Türkiye sınırları içinde Ankara’dan mümkün olduğunca uzak mevkilerde gönül eğlendirme peşindeydim. Bunun sebebi Ankara’da geçirdiğim son üç ayın bir hayli karışık ve duygusal çalkantılarla dolu olması olabilir, hatta kesin odur. Beyin nasıl fazla çalışmayla yoruluyorsa, ruhun da fazla üzerine gitmemek gerekiyor, bunu öğrendim. Buralardan [...]

Bana ne yaptın?

Ah be güzellik… Sen bana ne yaptın böyle? Bir izdin dün. Siliktin. Güneşsin bugün. Sabah kalkıyorum, aynasın. Kahvaltıda bir bardak çaysın, ince belli. Kokum olmuşsun çoktan. Odamın her yerinde kokun. Kravatımın iğnesi misin, anlayamadım, ah, kalbime batıyorsun yine… Şişeden şişeye giriyorsun güzel kadın. Önce bir duble viskinin içinde. Başka bir gün bakıyorum, bir büyük senle [...]

Çok Yaşa Teknobüs!

Bildiğiniz gibi bir süredir Denizli’de sessiz ve huzurlu bir tatil geçiriyorum. Hayatımdan hiç şikayetçi değilim. Dönmesem bile olur yani. Ama Ankara’daki evde tadilat olması ve annemin yardıma ihtiyacı olması hasebiyle şu saatlerde kendimi yollara vurmuş vaziyetteyim. Kalkış noktam Kaklık kasabası, varış noktam ise AŞTİ‘dir. Efenim günümüz teknolojisinde otobüs yolculukları pek bir keyifli hale gelmiş vaziyette. [...]

Hazırlık Yılının Kahramanı

Üniversiteye hazırlanırken hayatımızın bir yılı bomboş ya da bomboşa yakın bir meşguliyetle geçer. Bir yandan okul diğer yandan dersane ve evde de ders çalışma temposu ile birlikte beynimiz istemimiz dışında bize itilen bilgilerle dolar. Beynimizin tüm bu bilgi ve ezber yağmuru içinde afallamasını bir kenara bırakalım, yaşamak için çok az olan ve kişiden kişiye değişen [...]

Oruç ve Kendime Hükmetme Mücadelem

Ramazan ayını çok severim. Çoğunlukla sahte de olsa insanlar arasındaki hoşgörü, birliktelik ve mutluluk tablosunu görmek hoşuma gider. En azından isteyince insanların birbirine tahammül gösterebildiğinin en büyük kanıtı kocaman Ramazan sofralarıdır. İslam dinin bütünleştirici taraflarından biri bu olsa gerek. Dinleri ve ayrıntılarını belki daha sonra konuşuruz; ama şimdi daha özel bir konuyla ilgili düşüncelerimi dökme [...]

Şikayet, şikayet, şikayet…

Bazen kendim de dahil insan ırkının büyük bir çoğunluğuna nefret duyuyorum. “İnsanoğlu çiğ süt emmiş” lafı o kadar anlamlı bir laf ki… Sokağa çıkıp baktığınızda önünüze gelen herkesin dertleri vardır. İstisnasız herkesin. Bu dünyada dertsiz bir insan bulmak mümkün değildir. İsyanım da aha bunadır. Birileri mutlaka bize haksızlık etmiştir. Mutlaka hakettiğimizin altında değer görüyoruzdur. Biz [...]