Ahmet Oğuzhan Doğan

yazmasam deli olacaktım!

Category: Benim Dünyam

20 Kasım 2009 – Cuma

Bugün haftanın son günüydü. Gül Hocamız daha önceden bugün ve önümüzdeki Salı günü okula gelmeyeceğini söylemişti. Kısacası ders yoktu; ama biz yine de Quiz olduğu için okula gitmek zorundaydık. Quiz ise genelde olduğu zorluktaydı, yine de bu sefer biraz daha uzun sürede bitirdiğimi itiraf etmeliyim. Quiz’den önceki birkaç saati kantinde arkadaşlarla muhabbet ederek geçirdik. Ben [...]

Birçoğunuz sıkıntımı hissettiniz!

Takip edenler -eğer hala takip ediyorlarsa- bir süredir burada olmadığımın farkındalar. Aslında beni yakından tanıyanlar sürekli buralarda olduğumun fakat blogla ilgilenemeyecek kadar zor bir dönemden geçtiğimin bilincindeler. Her insanın hayatında yaşayacağı gibi ben de bazı sorunlar yaşıyorum ve onlarla savaşıyorum. Son savaşı ben kazandım ve şimdi kaldığım yerden devam ediyorum. Son dönemlerde neler yaptığımla ilgili [...]

21 Ekim 2009 – Çarşamba

Bugün kalkmakta çok zorlandım. Dün gece geç yatmamın etkisi yadsınamaz elbette. Sabah servise binmeden önce küçük prensesi (kardeşim olur) arkadaşının evine bırakmak gerekiyordu, kendisine korumalık ettim. Bugün servisçinin beni farkedip durması için bin bir takla atmama gerek kalmadı. Kendisi farketti ve durdu. Okul sıradandı. Uykumu açan yegane şey: Nescafe! Seni seviyorum. Adalet Sarayı‘na gidip sabıka [...]

Hayattan Keyif Almak

Her sabah okula giderken ve öğleden sonra okuldan dönerken yaklaşık 40 dakikamı serviste geçiriyorum. Bu süre içinde kitap okumak da mümkün müzik dinlemek de. Tabi uyumak da mümkün. Ve bir şey daha var: düşünmek. Bu günlükte yazdığım birçok yazının oluştuğu yer o servistir aslında. Bu aralar en çok “hayattan nasıl keyif alınır?” sorusu üzerine düşündüm [...]

Gün içinde uyumak

Bıktım şu gün içinde uyuma huyumdan. Ben de oturup bu uyku halinin sebeplerini düşündüm. Hasta değilim, yorgun değilim. Peki eve geldiğimde üstüme bir uyku halinin çökmesinin sebebi nedir?

Ayrılık

… Başını gökyüzüne kaldırdı. Ne zaman kendine bir söz verecek olsa böyle yapardı. Sırf düşüncelerini toplamak için iskeleye inmişti. Ayaklarının bastığı betonu dalgalar sarsıyordu şimdi. Deniz de hazırlanmıştı onun hayallerini dinlemeye. Tüm şehir, martılar, balıkçılar, dalgalar onu dinlemek için bekliyordu. Dalgaların sabırsızlığını anlamak oldukça mümkündü aslında. Hiçbir ritme bağlı kalmadan iskeleye çarpıyorlardı çünkü. Biri çarpıyor, [...]

Ölmeden önce yapmak istediklerim…

Geçen gün derste bir film izledik. Filmin adı The Bucket List. Konusu ise hayatın ne kadar kısa olduğu ve bu kısa zamanı en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğiydi. Bucket List denen olay filmin özünü oluşturuyordu. 6 ay ile 1 yıl arasında bir ömrünün kaldığını öğrenen insan ne yapar? İşte film bize bu sorunun cevabını verdi. Ölmeden [...]