Kemal Sunal’ı Anıyorum
Geçen gün eniştemle televizyon seyrederken Çöpçüler Kralı‘na rastladık. Bir yandan filmi izlerken, bir yandan da geçmişe döndüm. Tabi yaşımdan dolayı benim dönebileceğim çok uzak bir geçmiş yok; ama ben de Kemal Sunal‘ın başyapıtlarına şahit olacak kadar eski sayıyorum kendimi. En azından o kadar şanslı sayıyorum.
Filmi izlerken ne çok şey geçti aklımdan… Her şeyden önce Kemal Sunal’ın filmlerinin ne kadar bizden olduğunu, her karesinde halkı anlattığını farkettim. Ve şimdi biraz Kemal Sunal’dan bahsedip, sizi onun fotoğraflarından ve Çöpçüler Kralı film müziğinden hazırlanan bir videoyla başbaşa bırakmak istiyorum…
İçimizden Biri: Kemal Sunal
Türk sinemasının baş tacıdır Kemal Sunal. Onsuz bir geçmişi düşünemiyorum. Çocukluğumu onsuz düşünemiyorum. Bu kadar önemli yani benim için. Ve biliyorum ki benim gibi milyonlarca insan var Kemal Sunal’ı seven. Ve benim gibi milyonlarca insan var onu çoook özleyen…
Bugüne kadar bulunduğu tüm yapıtlar birer klasik halini aldı. Sadece başrol oynadığı filmlere değil, Hababam Sınıfı gibi ortak yapımlara da çok şey kattı Kemal Sunal. Parçası olduğu her yapıtta farklı bir yüzle çıktı karşımıza. Ama en çok da “temiz kalpli, saf adam” imajıyla yer etti gönlümüzde. Öyle ya, hepimiz onda kendimizden bir şeyler bulduk.
Bugüne kadar “güldürürken düşündüren” dedikleri şeyi en iyi Kemal Sunal yapmadı mı? Her filminde kahkahalara boğulmama rağmen bir o kadar da memleketin gerçekleriyle yüzleştim. Halkın düşünce yapısını ne büyük bir tarafsızlıkla gözler önüne serdi büyük usta! Birçok karakteri ağzımızı kulaklarımıza vardırana kadar güldürse de, bir yandan çok önemli mesajlar verdi bize. Her şeyden önce kocaman bir ayna tuttu. “Biz buyuz” dedi ve toplumun aksayan yönlerini ustalıkla gösterdi…
“Bu çocukta iş var”
Büyük usta Kemal Sunal, ünlü olmasına daha vakit varken Devekuşu Kabare Tiyatrosu‘nda idi. Ve daha o dönemden ne kadar başarılı olacağı birçok kişi tarafından tahmin ediliyordu. Çünkü sihirli bir şey vardı Kemal Sunal’da. Hiçbir şey yapmasa da insanlar ona gülüyordu. Komikti. Mimikleri gerçekçiydi. Farklı değildi, hatta fazla normaldi. Gülünç derecede normaldi. Halk, onun tavırlarını ve düşüncelerini kendisine öyle yakın bulmuştu ki, sevinçle karşılıyordu Kemal Sunal’ı.
Sadece sıradan insanlar değildi O’nun farkını anlayanlar. Bir gün Ertem Eğilmez ile birlikte Kemal Sunal’ı izleyen Münir Özkul, Ertem Eğilmez’e şunu söyledi:
Bak Ertem, dikkat bu çocuğa, iş var bunda.
İş vardı tabi. Öyle bir iş vardı ki, koskoca Türkiye’de onu sevmeyen kalmamıştı. Onu bilmeyen, hatırlamak istemeyen kalmamıştı. Bugün ben durduk yere etrafımdaki insanlara O’nu anlatma ihtiyacı hissettiysem, bunun bir sebebi var. Bugün birçok insan internette O’nun adını arıyorsa, O’nun videolarını izleyip hala gülüyorsa ve O’nun çektiği filmler yüzünden günümüzün filmleri bize basit geliyorsa, Kemal Sunal büyük ustadır.
Seni çok seviyoruz güzel adam. Ve hiç unutmayacağız.