yazmasam deli olacaktım!
Koruma Tedbirleri Sansüre Mi Dönüştü ?
Aslında bir yılı aşkın bir süredir uygulanan fakat son günlerde amacını aştığını, farklı amaçlarla kullanıldığını düşündüğüm site kapatma kararlarından bahsedeceğim bu yazıda.
Öncelikle belirtmeliyim ki, bu konu çok derin bir konu. Çok ince çizgileri olan ve tartışılırken çok defa düşünmek gerektiren hassas bir mevzu. Bu yüzden yazım da biraz ayrıntılı ve uzun oldu. Yine de konuyu elimden geldiğince sade olarak ele almaya çalıştım. Umarım bazı karanlık noktaları aydınlatabilmişimdir.
Bu yazıyı yazmadan önce konuyla ilgili kanunu okudum. Bu kanunun uygulanmasında keyfiyet olduğunu savunan ve bana göre tepkilerinde çok da haklı olan kişilerin manifestosunu da okudum. Şimdi bu konuyu hukuki düzenlemeleri anlatan cümlelerle değil de kendi basit cümlelerimle incelemek istiyorum.
Hemen hemen her evde bir televizyon bulunur. Ve günümüzde hemen hemen her insan televizyon izler. Bu durum, medyanın en büyük kitlesel güçlerden biri, hatta en önemlisi olmasına sebep olmuştur. İnternet için de durum aynı hale geldi artık. Neredeyse her evde bir bilgisayar ve bunların da hemen hemen hepsinde internet bağlantısı var. Bu durum da interneti çok büyük bir kitlesel güç haline getiriyor şüphesiz.
Nasıl ki radyo ve televizyon yayınlarını yaparken belirli kurallara uyulması gerekiyor, internet üzerinden yayın yaparken de belirli kurallara uyulması gerekir. Devlet de aynı şeyi düşünmüş olacak ki bazı kurallara uymayan internet sitelerini erişime kapatıyor. İşte sorun da burada çıkıyor. Hangi kurallar ve neye göre, kime göre ?
ERİŞİME KAPATILAN SİTELERİN KAPATILMA SEBEPLERİ
Devlet bu sebepleri 8 madde halinde sıralamış. İşte bir site erişime kapatılırken nelere dayandırılıyormuş, görelim:
1) İntihara yönlendirme
2) Çocukların cinsel istismarı
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
4) Sağlık için tehlikeli madde temini
5) Müstehcenlik
6) Fuhuş
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
suçları.
Ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanunda yer alan suçlar.
BAZI MADDELERLE İLGİLİ SORULARIM VAR
Çocuk istismarı, uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, fuhuş ve Atatürk aleyhine işlenen suçlarla ilgili herhangi bir sorum yok. Bu maddelerle ilgili olarak uygulanan yaptırımlara karışma hakkını kendimde görmemekle beraber, desteklemekteyim de.
Ama işte aşağıda sıraladığım iki maddeyle ilgili sorularım var benim.
1) İntihara yönlendirmekten kasıt nedir? Psikolojik durumu çökmüş olan bir birey, intihar etmeden önce ölüm temasıyla yazılmış karamsar bir şiiri okumuşsa şair suçlu tutulabilir mi?
5) Müstehcenlik; yani tahrik edici videolar, fotoğraflar yayınlayan bir site neden kapatılsın? Erotik marketlerde de dev gibi posterler var. Üstelik çocukların da görebileceği duvarlarda Erotik marketlerin dev posterleri yıllardır asılı durur. Neden Erotik marketlere yaptırım yok? Ayrıca çok büyük günlük gazetelerin de internet sitelerinde fotoğraf galerileri bulunmakta. Bu galerilerde erotik, müstehcen sayılabilecek binlerce fotoğraf yayınlanmakta. Onlara neden yaptırım yok? Bu soruları sorarken neden yaptırım yok diye soruyorum ama yaptırım olmasını istediğimden söylemiyorum. Bence müstehcen görüntüler yetişkinlerin erişebildikleri internet sitelerinde yayınlanmaya devam etmeli, bunu bir hak ve özgürlük olarak değerlendiriyorum.
UYGULAMA ŞEKİLLERİYLE İLGİLİ BELİRSİZLİKLER
Kanunda ayrıca belirtilen bazı maddelerde sorun oluşturabilecek cümleler var. Mesela bir sitenin suçlu olduğu ispat edilmeden sitenin kapatılması mümkün. Buna daha derin bir yasal düzenleme getirilmesi gerekiyor. Elbette bazen sonuç beklenmeden sitelerin kapatılması gerekebilir. Fakat bu maddeler ayrıntılandırılmadığı sürece bazı zihniyetlere hizmet edebilir. Mesela mutaasıp bir kişinin sırf hoşuna gitmemesi durumunda bir siteyi ihbar etmesi, bu sitenin suç işlemediği halde kapatılmasına sebep olabilir. Bunlar karşılaşılabilecek durumlar diye söylüyorum, önlem alınması gerekir.
TERÖRİZM ve BÖLÜCÜLÜK MÜ DAHA BÜYÜK BİR SORUN, PORNOGRAFİ Mİ?
Nedense pornografik aramalar yapıldığında karşımıza çıkan neredeyse her site engellenmiş durumda. Fakat bölücü yayın yapan ve ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozmak suçunu alenen işleyen birçok site, arama yapıldığında ilk sayfalarda çıkmasına rağmen yayınına devam etmekte. Bu da benim aklıma bazı sorular getiriyor haliyle. Bizim ülkemizin temel sorunu pornografi mi, yoksa etnik meseleleri kendi çıkarları için kullanarak terör ve bölücülük yapan mihraklar mı?
GÖRÜLEN O Kİ KORUMA TEDBİRLERİ YANLIŞ UYGULANIYOR
Tüm bu araştırmalar sonucunda devletin koruma tedbiri olarak nitelendirdiği ve kendi vatandaşını korumak adına uygulaması gereken kanun, yanlış zihniyetlerin hükmüne girmiş gibi görünüyor. Koruma tedbirlerinin yalnızca koruma amacıyla uygulanabilmesi için, sansüre dönüşmemesi için ve “SANSÜRE HAYIR” diye bağırmamamız için, ilgili kanunda bazı yasal düzenlemelerin yapılması şart gibi görünüyor.