Neler Oluyor #1

Business concept with paperwork flying everywh...

Yarın bir deneme sınavı var okulda. Bu sınavdan alınacak not, daha önce girdiğimiz vizeler arasında en düşük olanın yerine geçecek. Kısacası sene sonunda yapılacak olan Proficiency sınavının bir denemesi olan bu “çakma proficiency”den alacağımız puan, bir vize olarak sayılacak ve bu da önemli. Öyleyse benim bu sınava çalışmış olmam gerekirdi. Peki ben ne yaptım? Çalışmadım. Üstelik kalın mı kalın bir alıştırma kitabı aldığım halde. Ama bahanelerim hazır. Ben kitabın tamamen ingilizce olmasını ve ingilizce anlatmasını istemiştim, oysaki bu kitapta Türkçe anlatımlar ve ingilizce örnekler var. İşte bu birincisi. Ama ikincisi ve en önemli bahane, ve hatta genele yayılabilir bu, ben ders çalışmayı bilmiyorum. Vallahi bilmiyorum. Ben hayatımda hiç oturup da adam gibi ders çalışmış mıyım, bi sorayım kendime…

Bir diğer mesele, bloga yeni bir imaj düşünüyorum. Ama daha önce de defalarca söylediğim gibi, sadece düşünüyorum. Bir türlü harekete geçemedim. Her gün kendime söz vererek geliyorum eve, şimdi girip yeni temam üzerinde, blogumun yeni tarzı üzerinde çalışmalar yapacağım diye; ama yok. Üstelik aklımda o kadar çok fikir var ki. Daha sonra bir yazıyla bu fikirlerden bahsederim belki. Belki de bahsetmem, başkaları konmasın diye. Hem neme lazım, herkes benim kadar tembel değil. Adam alır fikri, uygulayıverir. Ben de bön bön bakarım sonra.

Ve bi diğer mesele, bugün FriendFeed’deki girdilerimden bir tanesi şöyle idi:

Kızılay’dan Eryaman’a dönüşte otobüsün en arkasında yanımda oturan hatun, yorgunluğa daha fazla dayanamayarak uykuya daldı. İşin ilginç yanı, omzumda uyuduğunu farketmesi için yolculuğun sonunu beklemem gerekti.

Zaman zaman bana da olur. Kendimi tam da yanımdaki kişinin omzuna başımı koymak üzereyken bulurum ki, henüz daha ilerisine gitmedim, gitmemek dileğiyle. Yok arkadaş, ben sevmiyorum milletin omzunda uyumayı, hiç denemedim de zaten.

Ha bir de friendfeed çok karıştı geçen gün yahu. Beyn.org’dan Barış Ünver, gizliliği ile bilinen Pucca’nın fotoğrafını ve ismini yayınlayınca millet çılgına döndü. Tüm olanları ilgiyle ve hayretle takip ettim. İnternetin ne büyük bir güç olduğunu, bana göre “küçük” bir olayın bir anda ne büyük boyutlara ulaştığını gördüm. Bununla ilgili çok ciddi önermeler içeren babalar gibi bir yazı da yazılabilir ki ben de yazmak için listeme ekliyorum.

Benzer Yazılar