yazmasam deli olacaktım!
Türkiye’den Vize İstemeyen Ülkeler
6 Aralık
Bugün haberleri takip ederken üç ülkenin Türkiye’den vize istemekten vazgeçtiğini öğrendim. Haberde aynı zamanda Türkiye’den vize istemeyen diğer ülkelerin de listesi vardı. Merak ettim, acaba kafamıza esti mi atlayıp gidebileceğimiz mekanlar nerelerdir, diye. Çoğunlukla adını bile duymadığım ülkelerden oluşan listede, birkaç tane tanıdık ve hoş mekan buldum. Hani canınız sıkılır da, evden bakkala diye çıkıp binlerce kilometre uzakta kafanızı dinlemek isterseniz, aklınızda bulunsun.
Devamı »
Aralık 2009 nasıl geçecek?
2 Aralık
Kasım geçti, gitti. Çabuk geçti aslında. Ne oldu, ne bitti pek anlayamadım. Üzülüyorum iyi değerlendirememiş olabileceğim için. Farkettim de, gerçekten, beni en çok üzen şey vaktimin boş geçmesi. Öyle ki, bazen vaktimin boş geçtiğini bilmek beni küçük çaplı depresyonlara sürükleyebiliyor. Bu yüzden sürekli yeni uğraşlar peşindeyim. Pişman mıyım? Hayır. Size de tavsiye ederim. Aralık – 2009 ile ilgili aklıma gelenleri sıralayayım şimdi… Devamı »
İşte Kardeş Sevgisi – Telemetro
1 Aralık
Kardeşi olmayan insanın kardeş sevgisini bileceğinden emin değilim. Herkesin “kardeşi gibi” sevdiği insanlar vardır kuşkusuz; ama kardeşi olmayan insan, “kardeşi gibi” sevmenin ne demek olduğunu nereden bilebilir?
Tek cümleyle anlatmak gerekirse, insan kardeşi için böbreğini, dalağını, akciğerini, kalbini, canını seve seve verebilir. Evet, lafın gelişi değil, gerçekten seve seve. Kardeş sevgisi, fedakarlıktan en büyük zevk alınan sevgidir. Çok konuşmadan sizi videoyla baş başa bırakayım.
Uyarı: Bu videoyu Youtube’dan koydum. İzleyemiyorsan, Youtube’a direk erişimin yok demektir. Ama isyan etme, bende çözüm var. Şuraya git, anlatılanları uygula, 5 dakikada tüm yasaklı sitelere eskisi gibi bağlan.
2012: Dünyanın Sonu
29 Kasım
2012 filmini ilk gördüğümde sanırım başka bir film için sinemaya gitmiştim. İzleyeceğim filmi beklerken dev ekranda gösterilen fragmanlardan biri 2012′ye aitti. Fragmanlar genelde yanıltıcıdır. Çoğu zaman filmin dişe dokunur nadir sahnelerini tek fragmanda toplarlar. Birkaç efekt, ses ve görüntüyle izleyiciyi tavlamayı başarırlar; ama 2012 öyle değil…
2012 öyle değil, diyorum; çünkü seyrettim ve gördüm ki fragmanlarda gösterilenler filmin gerçekten küçük bir kısmı. Her sahnesine özenle çalışılmış başarılı bir filmdi dün akşam seyrettiğim şey. Ben de filmle ilgili görüşlerimi yazayım dedim. Fikirlerimi öğrenmek için yazının devamına bakabilirsiniz.
Devamı »
Eren’le 3 Gün Nasıl Geçer?
26 Kasım
Bu sorunun cevabını hiç merak etmediğinizi biliyorum. Hatta bazılarınız “Hangi Eren, bizim okuldaki mi?” derken, bazılarınız “Eren kim olm?” şeklinde bana çıkışabilirler. Ben yine de bu efsanevi tecrübeyi anlatmak istiyorum. Daha önce Eren’lerin evine gittiğimde balta girmemiş ormanlarda yeni bir hayvan türünü keşfediyormuş gibi hissetmiştim kendimi. Şimdi de bir National Geographic muhabiri edasıyla giriyorum konuya… Devamı »
22 Kasım 2009 – Pazar
24 Kasım
Gece boyunca mesaj trafiği olmasına rağmen erken kalktım. Halalar, kuzenler ve kuzenlerin arkadaşlarıyla birlikte kahvaltı ettik. Halamın evinde kahvaltı etmeyi özlemişim.
Kuzenim İbrahim‘le evden çıktık. İbo’nun arkadaşları Osman ve Seçkin‘i de alıp PES oynamaya gittik. PES’de kazanan taraf biz olduk.
Benim artık eve gitmem gerekiyordu. Onlar da bana durağa kadar eşlik ettiler. Eryaman dolmuşuna binip eve geldim.
Akşam Eren bize geldi. Galatasaray – Manisaspor maçını izledik. Sonuç 1-1′di ve Fenerbahçe‘nin yenilmesiyle liderlik fırsatını yakalayan Galatasaray, bu fırsatı tepivermişti. Dolayısıyla ben mutlu oldum Eren mutsuz. Gece boyunca Eren’le dalga geçtim. “Manisa Manisa” tezahüratlarıyla evi inlettim.
Maç sonu yorumları için elbette Ahmet Çakar ve ekibini tercih ettik. Tabi ki yorumlar umrumuzda değildi, gülmekten öldük.
Sabaha karşı saat 3 gibi yattık.
21 Kasım 2009 – Cumartesi
23 Kasım
Bugün için yapmış olduğum bir planım yoktu. Halbuki sinemaya gidebilirim diye düşünmüştüm; ama olaylar daha farklı gelişti.
Kahvaltıdan sonra telefonda kuzen İbrahim‘le ve Anadolu Üniversitesi‘nde okuyan dostum Cem‘le görüştüm. Üçümüz PES oynamak için Optimum‘a gitmeye karar verdik. Cem sağolsun arabayla aldı bizi, gittik bi PES turnuvası yaptık.
Oyundan sonra Optimum’da Hosta‘dan tavuk döner yedik ve oradan çıkıp daha ucuz bir PES Cafe bulmak için Eryaman‘a döndük. AVM Eryaman‘da bulunan PES Cafe’de biraz daha maç yaptıktan sonra Cem eve geçti. Biz kuzenle PES Cafe’de kalıp saat 20.00′de yayınlanacak olan Beşiktaş – Fenerbahçe maçını seyrettik.
Fırat Aydınus ve Daum sayesinde yenildik, olsun. Biraz moralimiz bozuldu ama kendimizi koyvermedik.
Kuzenin ani fikri üzerine oradan Demetevler‘e, kuzenlerin evine geçtik. Halalarımla, diğer kuzenlerimle ve oradan birkaç tanıdıkla görüştüm, sonra da yattık. Yani yattık derken, uyumadık, sabaha karşı 3′e kadar falan bi arkadaşla mesajlaştım. Gizlilik prensipleri yüzünden isim vermiyorum.


Son Yorumlar