yazmasam deli olacaktım!
Gün içinde uyumak
19 Ekim
Bıktım şu gün içinde uyuma huyumdan. Ben de oturup bu uyku halinin sebeplerini düşündüm. Hasta değilim, yorgun değilim. Peki eve geldiğimde üstüme bir uyku halinin çökmesinin sebebi nedir? Devamı »
Ayrılık
18 Ekim
… Başını gökyüzüne kaldırdı. Ne zaman kendine bir söz verecek olsa böyle yapardı. Sırf düşüncelerini toplamak için iskeleye inmişti. Ayaklarının bastığı betonu dalgalar sarsıyordu şimdi.
Deniz de hazırlanmıştı onun hayallerini dinlemeye. Tüm şehir, martılar, balıkçılar, dalgalar onu dinlemek için bekliyordu. Dalgaların sabırsızlığını anlamak oldukça mümkündü aslında. Hiçbir ritme bağlı kalmadan iskeleye çarpıyorlardı çünkü. Biri çarpıyor, hemen ardından bir başka dalga geliveriyordu. Sonra bir süre farklı farklı yerlere hücum ediyorlar, bir anda rüzgarla beraber yön değiştirip tekrar ayaklarının dibine geliyorlardı. Devamı »
Ölmeden önce yapmak istediklerim…
17 Ekim
Geçen gün derste bir film izledik. Filmin adı The Bucket List. Konusu ise hayatın ne kadar kısa olduğu ve bu kısa zamanı en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğiydi.
Bucket List denen olay filmin özünü oluşturuyordu. 6 ay ile 1 yıl arasında bir ömrünün kaldığını öğrenen insan ne yapar? İşte film bize bu sorunun cevabını verdi. Ölmeden önce yapmak istediği her şeyi yapar elbette. Filmdeki kahramanlarımız da ölmeden önce yapmak istediklerini bir liste haline getirdiler ve teker teker hepsini gerçekleştirdiler.
Ben de buradan esinlenerek yapmak istediklerimin bir listesini hazırladım. Elbette eksikler vardır. Zaten bu liste dinamik bir liste olacak ve gerçekleştirdiğim eylemlerin üzerini silip yenilerini ekleyeceğim. Planlı yaşamayı sevmiyor olabilirsiniz ama en azından unutmamak için siz de yapmak istediğiniz her şeyin bir listesini çıkarabilirsiniz.
Yazının devamında benim listem bulunuyor. Devamı »
12 Ekim 2009′dan Bugüne
16 Ekim
Son yazımı 12 Ekim 2009 tarihinde yazmışım. Benim gibi her gün yazı yazmaya alışmış bir bünye dört gündür kalem oynatmayınca kendini kötü hissetti. Bir şeyler karalamaya karar verdim. Ne halt olursa, yazdıklarımdan hiçbir anlam çıkmasa da, kimse okumasa da yazmak istiyorum. Bu yüzden yazının giriş kısmını böyle kısa tutuyorum, canı isteyen devamını okusun da istemeyen görmek zorunda kalmasın diye.
Yazı yazmadığım günlerde neler yaptığıma değineceğim. Devamı »
Michael Jackson’ın Son Şarkısı
12 Ekim
Pop’un Kralı hayatını kaybetmeden kısa süre öncesine kadar bu şarkı üzerinde çalışıyordu. Kimse onun bizi ansızın terkedeceğini tahmin edememişti. Kral bize veda edip ölümsüzlüğe doğru giderken, arkasında milyonlarca hayranın yanında bir de bu son parçayı bıraktı: This is it.
Parçada geri vokalleri Michael Jackson’ın erkek kardeşleri üstlendi. Şarkıyı yazının devamındaki video kutucuğundan dinleyebilirsiniz. Eğer albüm olarak edinmek istiyorsanız Michael Jackson’ın tüm hitleri ile birlikte “This is it“in iki versiyonunun bulunacağı albümü 27 Ekim tarihinden itibaren satın alabilirsiniz. Devamı »
Genç Caz Gitaristi Misiniz?
11 Ekim
Genç beyin potansiyeli dağları delmiş olan canım ülkem, bu potansiyeli kullanmak adına pek de iştahlı olmasa da böyle organizasyonların gerçekleşmeye başlaması sevindirici. Gördüğünüz üzere ben de nerede görürsem göreyim genç sanatçılar, girişimciler ve yaratıcı beyinler için imkan sağlayan her türlü projeye gücüm yettiğince destek vereceğim. Lafı uzatmadan şu organizasyondan bahsedeyim.
19 Ekim‘de İstanbul‘da bulunan Nardis Jazz Club‘da düzenlenecekmiş bu organizasyon. Henüz ilkmiş, devamı da gelir umarım. Elemeler sonucunda 10 yarışmacı arasından bir genç caz gitaristi seçilecekmiş. Yarışmanın ödülü de SA2200 model caz kasa gitar.
Türkiye’nin önde gelen müzisyenleri jürilik yapacakmış. Bunlar kim mi? İşte isimleri: Neşet Ruacan, Kamil Özler, Sarp Maden, Önder Focan, Okan Ersan. Üstadlar gecenin sonunda da bir gitar şovu sunacakmış davetlilere.
O kadar bencil ki…
10 Ekim

… Nazım Hikmet’in bir şiirini bir mektuba yazıp O’na göndermişti. Cevap gelmedi. Cevap gelmesini beklemiyordu zaten, her şeyin bir açıklaması vardı çünkü. Ama yine de içi içini yiyordu. Bir imkansızlıktan ötürü sevgilisi ona cevap yazamıyordu; ama yine de cevap gelmemesini farklı bir sebebe bağlamak istiyordu. Olumsuz bir sebebe bağlamalıydı bunu, ters giden bir şeyler olmalıymış gibi garip bir hisse kapılıyordu. Devamı »


Son Yorumlar