yazmasam deli olacaktım!
9 Ekim 2009 – Cuma
9 Ekim
- Sabah 07.15′de kalktım.
- Çok büyük bir lüksüm olduğunu düşündüm: sabah kalktığımda kaşarlı tostum, çayım, rafadan yumurtam ve zeytinim hazır oluyor. Bunun ne denli önemli olduğunu farkedip, mutlu başladım güne.
- Quiz vardı bugün. Ankara Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu‘nda her Cuma günü Quiz olacak. Zor değildi bugünkü, bir iki yanlış çıkabilir nazar boncuğu olarak.
- Sınıfımdan, sınıfımdaki insanlardan ne kadar memnun olduğumu farkettim. Hepsi sorunsuz, hepsi iyi niyetli göründü gözüme, kendimi yine şanslı hissettim.
- Peki siz, hiç ne kadar şanslı olduğunuzu düşündünüz mü? (iğrençlik boyutuna varan bir duygusallık olduğunun farkındayım, bu yazı için idare edin.
)
6 Ekim 2009 – Salı
6 Ekim

- 07.15‘de kalkıp kendime kızdım. Ne gerek vardı, biraz daha geç kalksam da rahat rahat yetişirdim servisime.
- Gidişte uyudum yine, keyifliydi ama bundan sonra kitap okumayı tercih edeceğim.
- Dersler çabuk geçti, fazla alıştırma çözdük bu sefer. Alıştırma çözme işini abartınca sıkıcı olabiliyor. Present Perfect ve Perfect Continuous konularına değindik, kısa zaman sonra onların da derslerini ekleyeceğim.
- Ha bir de iş buldum sanırım. Okulun web sitesiyle ilgilenecek, bilgisayarlarda sorun olduğunda müdahale edecek 6 kişi aranıyordu, biri de ben olabilirim, şartlar kesinleşsin de ona göre dilekçeyi vereceğim.
- Şimdi yarın için verilen bir ödevi yapacağım: Rugby sporunu araştıracağım. Ondan sonra da yatarım sanırım, yorgun hissediyorum, iyi geceler.
5 Ekim 2009 – Pazartesi
5 Ekim
Beyn.org’da Barış Ünver’in hayatını özetleme şekli çok hoşuma gidiyor. Gününü bir not defterine özetleyip, onun da özetini çıkarıyor ve web günlüğüne yazıyor. Bundan sonra ben de aynı yöntemi uygulamak istiyorum, kendisine (her ne kadar görmeme ihtimali yüzde doksan da olsa) teşekkür ediyorum.
- Saat 07.30‘da kalktım. 08.30‘da servisime bindim ve 09.15‘de okulumdaydım. Sabah evden çıktığımda güneşin doğmuş olması, etrafı çoktan ısıtmış olması ve gün başladıktan sonra evden çıkıyor olma hissi paha biçilemez.
- Günde sadece 4 ders görüyorum. Bu dersler de genelde ingilizce sohbet etmek, gündemi ingilizce olarak tartışmak, herkesin ilgi duyabileceği konularda ingilizce muhakeme etmek ve ingilizce tabu falan oynamakla geçiyor. Eğlenceli, evet.
- Saat 13.20‘de okulum bitti ve 14.30‘da evdeydim. Dönüşte yine serviste kestirdim, keyifliydi.
- Günün geri kalan zamanını bazı konularda düşünerek geçirdim. Boş zamanımı nasıl geçirmem gerektiğiyle ilgili bir çeşit planlama yapıyorum. Hiç de fena ilerlemiyorum, güzel işler yapıyorum, yapacağım.
- Bugün hiç yazı eklemedim, günümü anlatayım dedim, bloga ilgi gösterememekten çok korkuyorum. Öte yandan ilgi göstereyim derken gereksiz ve niteliksiz içerik üretmekten de çekiniyorum. Ama kişisel bir blogda gün özetlemek gereksiz olmamalı, bu kadar kişisellik olsun bi zahmet.
- Bu yazıyı yazdıktan sonra derste yazdığımız ingilizce hikayelerden birini öğrenci portfolyoma ekleyeceğim. Belki biraz da kitap okurum, iyi geceler.
Farmville’e nasıl girilir?
3 Ekim
Facebook kullanıp da FarmVille‘i duymayanımız çok azdır. Ben de bir aralar birkaç günlüğüne şöyle bir göz atmıştım. Ama bende diğer arkadaşlarım gibi bağımlılık yapmamıştı. Daha doğrusu önceden tecrübeli olduğum için bu fırsatı FarmVille‘e vermeden uygulamayı kaldırmıştım.
İnternette bizi koruduğunu iddia eden devletimiz, FarmVille oyununu da engellemiş. Sadece FarmVille değil, FarmVille oyununun yaratıcısı olan şirkete ait birçok oyun (Texas Hold’em Poker vb.) engellenmiş durumda. Yazının devamında FarmVille’e (ve diğer engellenen tüm içerik/sitelere) girmek için DNS değiştirmeyi öğreneceğiz. Devamı »
1 Ekim 2009 – Perşembe
1 Ekim
Sabah 07.30‘da kalktım. Okuldaki diğer arkadaşlara sorduğumda onların çok daha erken kalkarak okula geldiklerini öğrendim. 06.30‘da kalkan bile var. Bunu duyduğumda dehşete düştüm, kalkılır mı ya o saatte?
Servisim saat 08.32‘de olması gereken yerdeydi. Dün 08.35‘de gelmişti, farketmedim sanmasın. =D
Yolda giderken Platon‘un Devlet adlı kitabını okudum. Felsefe tarihine en baştan başladığım için bunu okumalıydım, hala okuyorum.
Derslerde hiç sıkılmadım. Yine birkaç istisnai cümle dışında Türkçe konuşmadık derste. Artık herkes ingilizce cümleleri daha rahat kuruyor. Ben de bu rahatlığı kendimde hissediyorum.
Dönüşte biraz dolambaçlı geldik, bu seferlik böyle olmuş, bir daha olmaz umarım. Ben yine Platon‘un Devlet‘ini okudum, biraz da kestirdim. Serviste uyku (hele de dönüşte) çok keyifli oluyor.
Şimdi de ödevim olan Hip Hop kültürünün araştırmasını yapıp uykuya dalacağım, iyi geceler.
29 Eylül 2009′u Böyle Geçirdim
29 Eylül
Üniversite hayatımın ikinci günü de dünkü gibi güzeldi. Ama söylemek istediklerim var.
Aslında bu yaşadığım tam olarak üniversite hayatı sayılmaz. Çünkü sadece ingilizce dersi gördüğüm bir sınıfta tek öğretmenden ders alıyorum. Tamam, arkadaşlıklar harika, insanlar daha olgun. Fikirler gelişmiş ve bu benim hoşuma gidiyor. Üstelik her çeşit insanın olması ayrı bir renk katıyor, yani çok sevdim hazırlık sınıfını. Hem her bölümden insanın olması da çeşitliliği artıran etkenlerden, bu yüzden bir şikayetim yok.
Ama uluslararası ilişkilerden Burcu ve Begüm bana Mülkiye tanıtım gününü anlattığında asıl heyecanın orada olduğunu anladım. Aslında zaten biliyordum ama böylelikle emin oldum. Sadece onların söylediği kadarıyla bile Siyasal Bilgiler gerçekten eşsiz…
Hazırlık sınıfında ise işler iyi gidiyor. Daha önce de söylemiştim, en yüksek kurdan başladık ve ingilizce seviyesi hiç de fena değil bu sınıfta. Neredeyse hiç Türkçe konuşmuyoruz. Herkes kendini çat pat ifade edebiliyor, kaldı ki gün geçtikçe geliştiğini farkettim. Artık Türkçe kelimeyi aramaktansa ingilizce alternatif cümlelerle derdimizi anlatabiliyoruz.
Gül Hocamın ders sırasında ısrarla Türkçe konuşmayı reddetmesi ve Türkçe sorulan soruları sanki bir ingilizmiş gibi ısrarla anlamaması atmosferi harika kılan etkenlerden.
Öyle görünüyor ki kısa süre içinde sınıftaki herkes kendi aralarındaki konuşmalarda bile ingilizce kullanacak düzeyde olacak. Hazırlık sınıfını seçtiğim için hiç pişman değilim, iyi ki atlamaya falan çalışmamışım.
Üniversite Zamanı: Vira Bismillah
28 Eylül
Bu “Vira Bismillah” lafını çok severim. Söylenişi çok hoşuma gidiyor. İlk Antu‘da görmüştüm.
Bugün üniversite hayatına ilk adımı attım. 28 Eylül tarihi ile birlikte Ankara Üniversitesi’nde dersbaşı yaptık. İlk sene hazırlık sınıfındayım. Düzey belirleme sınavında en yüksek kurda çıkmışım, dersler zorlayıcı ama güzel görünüyor.
Ve daha ilk günden harika günler geçireceğimizi düşündüğüm birçok arkadaş ve iyi bir hocayla tanıştım.
İlk gün olmasına rağmen kaytaramadık. Bugünün özetini ingilizce olarak yazıp getirmemizi istedi sevgili Gül Hocam.
Bu yüzden ben de özeti kısa tutup ödevin başına geçiyorum şimdi.
Güncelleme: İğrenç bir yazım hatası yapmışım. Söylemeye bile utanıyorum, onu düzelttim.
Son Yorumlar