Tanrı’nın İsyanı…
Yukarıdan baktım bugün size. Küçücük geldiniz hepiniz gözüme. Rengarenktiniz yine. Siyahlar çoğunluktaydı aranızda, sitem ediyor, kahrediyordunuz sanki. Dünyayı yaratan bana döndünüz çoğunuz sırtınızı. Ki ben verdim hepinize aldığınız nefesi…
Ey insan evladı!. Benim sizi yaratıp bu gezegene yollayan, benim. Kime sizin siteminiz, isyanınız? Neye, nereye gidiyorsunuz, kime neden yöneliyorsunuz bensiz?
Adem ve Havva’dansınız hepiniz. Gözyaşlarınız bile benim eserim. Herşey benim, bensiz bir hiçsiniz, siz…
Kahretsin ki hatamın eseri sizin bedeniniz. Teniniz, sağına soluna korkuyla bakan gözleriniz bile benim sanatım. Değer bilmeyenlerse sizin küçük beyinleriniz…
Gökyüzünden seyrettim ben sizi.! Karıncayı nasıl görürseniz siz, bende o gözle gördüm titreyen gönüllerinizi. Başkasının avucundaydı çoğunuzun elleri. Kiminiz yalnız, kiminizse huzursuzdunuz. Ölüm geçti çoğunuzun aklından. Bi’ köprünün yanından geçerken atlamayı düşlediniz. Peki cennet mi cehennem mi seçiminiz.?
Benim verdiğim canı ne karşılığı neye ya da kime satıyorsunuz? Kimsiniz siz? Kiminsiniz?
Koşuşturma içindeydiniz. Bir yerlere bir şeylere yetişme çabası. Ben kahkahalarla eşlik ettim farkında olmadan siz. Sustunuz topluluk içindeyken. Beyninizden yorumlar geçti hepinizin. “Neden onun gibi değilim?” , “Ne var onda da herkes ona yönelmiş?” , “Ah aşk! Ne hale getirdin beni?” dediniz farkında olmadan. İç sesinizdi sizin sorularınızı yanıtlayan. Aslında o iç sesinizde bendim, siz bilmeden bilmeyi denemeden sizinleydim.
Sarıldınız yalnızlığınıza. Oysa geçmedi beyninizden yalnızlığın bana ait olduğu. Kalabalık bir dünyada çektiniz kendinizi içinizde oluşturduğunuz yaşama. Ağladınız ya saçma şeylere, şükretmediniz ya hiçbiriniz, sonunuz iyi değil, bilin yine de…
Bilin ki Azrail’inizde benim sizin. Bilin ki verdiğim şeyleri geri almayı bilirim. Aklınızda bulunsun, siz benim evrene sunduğum hediyelerimsiniz. Ne kadar iyilik yaptıysanız, o kadar mutluluk geri döner size…
Susun! Susun ve düşleyin geleceğinizi. Şizofrenik dünyada değil, gerçekler aleminde çoşturun bedeninizi. Küçültün hayallerinizi, büyüdünüz siz. Başkasına bilerek satın kahpe duygularınızı. Yorgun olduğunu düşlediğiniz vücutlarınızı ve ruhlarınızı siz yönlendirin artık.
Susuyor ve herşeyin hükmünü bırakıyorum size. Ne haliniz varsa görün kendi içinizde…
Tanrı’nın ihtiyacı var dinlenmeye…
Görüşmeyelim bir daha kuklalarım, sevgili nankör dostlarım…
Dipnot:
Saçmaladığının farkında beynim.
Şizofrenik duyguları büyüttü gözlerim.
Hislerim, yara aldı. Kahretsin ki kan ağlıyor bedenim.
Düşlerim isyanlarda, her birinin gırtlağında ellerim.
Ah benim küçük fahişelerim.!
Kendinize dikkat edin.
Gamze…